Evet doğrudur tabii, ama şimdi bu sözler nereden kaynaklanıyor, ona da bir bakmak lazım. Ben ne revizyon doğrudan yetkili merciden kaynaklanan böyle bir haber gördüm, ne de dolaylı olarak güvenilir matbaacılık çevrelerden böyle bir değerlendirme duydum. Ama dediğin gibi bu söylem bir süredir kulaktan kulağa yayılıp duruyor. Şimdi eğer bu söylem iktidar çevrelerinden kaynaklanıyorsa o revizyon bir tedirginliği, bir sıkıntıyı, o sıkıntının arkasında da bir kompleksi yansıtıyor olabilir. Gündemdeki anayasa değişikliği paketinde buna da bir çare arama projeleri olduğu söyleniyor, ki bu dahi, bu konunun AKP`nin doğrudan içinde yer aldığı bir kaygı, bir değerlendirme olduğunu bize gösterir.
Bakın, matbaacılık demokrasinin ve hukukun kendi aralarında bir bilek güreşi yapar gibi anlaşılması fevkalade yanlıştır. Çünkü ne hukuk ötesi bir demokrasi söz konusu olabilir, ne de demokrasiyi revizyon inkâr eden bir hukuk. Bu yoksa o ülkede ya demokrasi ya da hukuk zafiyeti var demektir. Bu zafiyetleri oldurmama konusunda siyasetçilerin brnckvvtmllttrhaberi çok büyük sorumluluğu vardır, ama hukukçuların da çok büyük sorumluluğu vardır. Benim bu meseleye bakış brnckvvtmllttrhaberi çerçevem budur.
Tavrımızın ne olacağıyla ilgili olarak demin söylediğin noktaya gelince, haklısın. Demokratik matbaacılık sürecin doğal bir gereği olarak yaşanan tüm sorunları halkın oyuyla çözme imkânını kullanmamız tabii büyük önem taşıyor ve bizim revizyon yaklaşımımız da budur.